Destıny 2 Gelirken Yanında Neler Getirmeli?

Neredeyse hiç bir Triple A’in, bir diğer yazımıyla AAA’in (Yani yüksek bütçeli, haliyle büyük firmaların ya da büyük crowdfunding projesinden çıkan) uzun süre kendini oynatmayı başaramadığı, giderek yükselen tüketim çılgınlığında uzun soluklu olmak giderek zorlaşıyor. Konsol dünyasında ise PC platformunun yüksek doz rekabetinden uzakta güçlü bir şekilde hayatta kalmayı başarmış Destiny’nin devam oyunu ile ilgili yeni bir heyecan dalgası etrafa yayılıyor. İtalya’dan sızan ilk posterin görüntüsü ve hemen ardından resmi hesaplardan yapılan paylaşım sosyal medyaya düştükten sonra “E hadi inşallah” diyerek beklediğimiz MMO, Destiny 2’den bugün tadımlık bir teaser geldi.

Bungie’nin iddialı oyununun başarısından mı, alternatifi olmamasından mı bu kadar popüler olduğu tartışıla dursun, oynayacak bir MMO kalmadı deyip, yana yakıla yine kendini World of Warcraft aylık ödemesini yaparken bulan on binlerce oyuncu için farklı bir tarz ile yeni bir dünyanın kapılarını aralama ihtimali de olası. Söylentilere göre yüksek (hatta sosyal medyadaki paylaşımlara bakılırsa kesin olarak) PC’ye de çıkacak olmasıyla ayrı bir merak konusu olan oyunda, bu sefer daha akılda kalıcı bir senaryo, belki daha az grind ve elbette eli yüzü düzgün bir oynanış görmeyi umuyoruz. Sanırız Activision CEO’su Eric Hirshberg’in de “Harika bir senaryo” sözü ilk oyuna gelen eleştirilerin, gelecek oyuna karşı ön yargı oluşturmaması için savunmaya çekilen ilk setlerden biriydi.

 

Oyunun bir shooter olması ile aklıma ilk düşen korku, oyunun PC versiyonun hileye karşı kendisini savunmak için nasıl tedbirler alacağı ve aldığı bu tedbirlerin ne kadar işe yarayacağı… Zira içerisinde ateş edebildiğimiz tüm oyunları, yem yeşil toksik oyuncuların üç kuruşluk kişisel tatmini uğruna kullandığı hilelere teslim ettiğimiz bir gerçek. Ne Valve (CS:GO’nun Premium hesap ve overwatch sistemi çabalarının ne kadar yeterli olduğu tartışıla dursun), ne EA (Battlefield 4 ve 1) ne de Ubisoft’un büyük ses getiren ve yine beklenin üstüne büyük bir ivme ile dibe doğru giden ve gerçekten çok yazık edilen yapımı The Division’ın hileye karşı verdiği mücadelede yüzde yüz başarılı olamadığını biliyoruz.

Şimdilik merak ettiğimiz pek çok detayı görmek için stand by modunda bekliyoruz. Oyun piyasaya çıktığında ise mutlaka görmek istediğim özellikleri şöyle kısaca sıralarsam, sanırım pek çok oyunucunun kafasındakilere de üç aşağı beş yukarı dokunmuş olurum diye düşünüyorum;

  • İyi ve insanı kendisine bağlayan bir senaryo, sevilesi, öpülesi karakterler.
  • Kaliteli bir team play içeriği, raid finderın düzgün çalıştığı ve tek başına oynayan oyuncuları yalnızlığa itmeyecek raid sistemi.
  • Grind kısmını dengede tutan ve oyuna zaman ayırmakta zorlanan oyuncuları küsmeyecek ve ara verenlerin hızla geri adapte olmalarına sağlayacak bir denge.
  • Eh tabi, malum konsol, pc uyarlaması yapılırken oynanışın her iki tarafı da tatmin edecek kontrollere sahip olması.
  • Ve tabi oyuna bilgisayarları başından katılanlar için master race’e yakışır şekilde oynamak için iyi bir optimizasyon, ve konsollarda görmeye alıştığımız FPS limiti gibi zorunluluklarla kısıtlanmamış olmak.
  • Boooooooooool miktarda kişiselleştirme, hem karakter yaratma ekranı detaylılığı, hem de oyundaki ödüllerle kozmetik açıdan gerçekten özgün karakterler görebilmek her vatandaşımızın hakkı!30 Mart’ta yayınlanacak ilk fragmana kadar tüm bu sorular ve daha fazlasını merak edip, en sevdiği barda camsil içen exonun teaserını izleyerek hype trenine atlamay hazır vaziyette bekliyoruz.